<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SporOrtopedisi</title>
	<atom:link href="http://sporortopedisi.com/anasayfa/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://sporortopedisi.com/anasayfa</link>
	<description>Spor ve Ortopedik Cerrahinin buluştuğu yer</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Jun 2011 13:15:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.3</generator>
		<item>
		<title>LUPUS &#8211; Egzersiz, Yorgunluk ve Işığa Duyarlılık</title>
		<link>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=590</link>
		<comments>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=590#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Jun 2011 13:01:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Spor Bilimleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=590</guid>
		<description><![CDATA[Diğer tüm insanlar gibi lupus hastalarıda düzenli egzersiz yapmalı yada çeşitli fiziksel aktivitelerde bulunmalılardır. Ve birçok lupus hastasının bu aktivitelerde yer alabilirler. Ancak dikkat edilmesi gereken noktalar konusunda ve egzersizlerden en verimli şekilde faydalanmak için mutlaka doktora yada egzersiz uzmanına danışılmalıdır. Yürüme, yüzme, bisiklet, yoga, pilates, esneme hareketleri yada cross trainer makinasında yapılacak düşük etkili [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child "><a href="http://sporortopedisi.com/anasayfa/wp-content/uploads/2011/06/Rohit-Sharma-001.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-600" title="Rohit-Sharma-001" src="http://sporortopedisi.com/anasayfa/wp-content/uploads/2011/06/Rohit-Sharma-001-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Diğer tüm insanlar gibi lupus hastalarıda düzenli egzersiz  yapmalı yada çeşitli fiziksel aktivitelerde bulunmalılardır. Ve birçok lupus hastasının bu aktivitelerde yer alabilirler. Ancak dikkat edilmesi gereken noktalar konusunda ve egzersizlerden en verimli şekilde faydalanmak için mutlaka doktora yada egzersiz uzmanına danışılmalıdır.<span id="more-590"></span></p>
<p>Yürüme, yüzme, bisiklet,  yoga, pilates, esneme hareketleri yada cross trainer makinasında yapılacak düşük etkili aerobik egzersizler kemiklerinizi ve kemiklerinizi kuvvetlendirirler. Ve bu düşük etkili aerobik egzersizler eklemlerinizde hehangi bir enflamasyon yaratmadan  gelişebiliecek bir osteoporoz ( kemik erimesi) hastalığına karşı sizi korurlar.</p>
<p>Eğer kaslarınızda ağrı yada eklemlerinizde şişlik hissediyorsanız, jogging, ağırlık kaldırma yada yüksek darbeli diğer egzersizler gibi kas ve eklemlerinize çok yük bindiren egzersizlerden kaçınmalı yada sınırlamalasınız.</p>
<p>Eğer egzersiz esnasında fazla yorulduğunuzu hissediyorsanız yavaşlamalısınız. Hatırlamanız gereken en önemli şey düzenli egzersizi asla bırakmamanız gerektiğidir. Kullanılmayan kaslar çabuk zayıflarlar.</p>
<p>Düzenli egzersizler ve düşük şiddetli egzersizler;</p>
<ul>
<li>Stresi azaltır</li>
<li>Kalbinizi sağlıklı tutmaya yardımcı olru</li>
<li>Kas kuvvetini ve sertliğini arttır</li>
<li>Kemik erimesini önler</li>
<li>Eklemlerinizin daha geniş açılarda hareket etmesini sağlar</li>
</ul>
<h3>Yorgunluk</h3>
<p>Lupus hastalarının yüzde 80'i yorgunluk hissederler. Ve bazı lupus hastaları için yorgunluk hastalığın ana belirtisi olup onları çalışmayı bıraktıracak kadar zayıflatabilir. Lupus hastalarındaki bu yorgunluğun neden kaynaklandığı tam olarak belirlenememiş olsada, hastalığın gidişatı, ağrı, yaş, kullanılan ilaçlar, zayıf fiziksel ve zihinsel sağlık ve sosyal destek etkenlerinin tamamının bunda rol aldığı düşünülmektedir.</p>
<p>Bunların yanında, stresle baş edebilme becerilerinde yoksunluk, çaresizlik hissi, depresyon ve kaygı belirtileri, sigara ve egzersiz yapmamak gibi diğer etkenlerde lupus yorgunluğuna neden olmaktadırlar. Fakat tüm bunlardan önce doktorunuz yorgunluğun yukarıda saydığımız nedenlere bağlı olduğunu söylemeden, tedavi edilebilir tüm diğer olasılıkların (anemi, böbrek yetmezliği, hipotiroidizm vb) gözden geçirilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Lupus konusundaki uzman doktorlar aşırı yorgunluğun ne derece yıpratıcı ve hatta yıkıcı etkileri olduğunu belirtmektedirler ve  hastalığın bu problemi üzerinde yoğun araştırmalara devam edilmektedir. Düzenli egzersiz ve sosyal desteğin yorgunluğa yardımcı olduğu bilinmektedir. Egzersiz ve sağlıklı beslenme, yeterli dinlenme gibi çeşitli hayat düzenlemeleri ile lupusa bağlı yorgunluk yaşayan insanlar bu problemi da az yaşamaya başlamışlardır.</p>
<p>Yorgunlukla baş etmek için birkaç öneri;</p>
<ul>
<li>Belirli aralıklarla gün boyu fiziksel aktiviteler yapın ( asansör yerine merdivenleri kullanın, günlük 1 saatlik fitness süretnizi sabah, öğle ve akşam 20dk'lık periyotlara bölün)</li>
<li>İyi ve kaliteli uyku</li>
<li>İleriye dönük planlar yapın, örneğin yakınlarınıza alacağını hediyeleri önceden belirleryin</li>
<li>Yiyeceklerinizi önceden hazırlayın</li>
<li>Düzenli egzersiz yapın ve dengeli beslenin</li>
<li>Eğer sigara içiyorsanız azaltarak bırakmaya çalışın</li>
</ul>
<h3>Dinlenme</h3>
<p>Yeterli süre dinlenmek lupus hastaları için özellikle hastalığın alevlendiği dönemlerde inanılmaz derecede önem taşımaktadır. Yaralı ve sakat kas yada eklemler iyileşmek için dinlenmeye ihtiyaç duyarlar. Dinlenme aynı zamanda yorgunluğu azaltmak içinde çok önemlidir. Herkesin kendine özgü uyku ihtiyacı olsada lupus hastaları için en az 7 saat uyku önerilmektedir. Bunun yanında fazla uykununda sağlık açısından iyi olmadığını unutmayın. Tüm gününüzü yatarak geçirmek kaslarınızı zayıflatır ve yorgunluk hissini büyük oranda arttırı. Gün içinde şekerlemelerde faydalı olacağı gibi lupusun alevlendiği dönemlerde büyük bir ihtiyaca dönüşür.  Günlük programınıza dinlenme için fazladan bir kaç saat eklemeye çalışın.</p>
<h3>Işığa Duyarlılık</h3>
<p>Lupus hastalarının üçte ikisinin direk güneş ışığı yada floresan ışıklar gibi yapay aydınlatmaların ultraviole ışınlarınaa duyarlılığı artmaktadır ve uzun süre bu ışınlara maruz kalmak lupusun ateşlenmesine yol açabilmektedirler. Bu yüzden hastalar uktraviyole ışınlara karşı kendilerini korumak zorundadırlar.</p>
<p>Dışarıda bir kaç dakikadan fazla duracak olan her lupus hastası en az 30 faktörlü ultraviole A ve B ışınlarına karşı korumalu güneş kremi kullanmalılardır. Güneş kremi özellikle lupusun etkili olduğu boyun, alın ve kulak bölgelerine uygulanmalıdır.</p>
<p>Uzun kollu tişörtler, uzun kenarlı şapkalar ve uzun pantolonlar gibi uygun kıyafetleri giymekte lupusun alevlenmesini önlemeye yardımcı olmaktadırlar. Eğer doğada uzun zaman harcıyorsanız güneş korumalı kumaşları tercih etmelisiniz. Şemsiyelerin güneş korumalı kumaşlardan yapılmış olan Sunbrella"</p>
<p>UVB ışınları sabah 10:00 ve akşam 16:00 aralarında en yoğun dönemde oldukları için, doğa gezi aktivitelerinizi sabahın erken saatlerine yada öğleden sonraya yada akşam vakitlerine almayı denemelisiniz. Şunuda unutmayı, UV ışınları yükseklerde ve kar ve sudan yansıdıkları yerlerde çok daha yoğunlardır.</p>
<p>Ultraviole ışınları ofis ve mağazalarda bulunan floresan ışıklardan da yayılmaktadırlar. Floresan ışıkları kaplayan filtreler bir çok yerde satılmakta ve kolayca bulunmaktadırlar. Eğer ışığa karşı hassasiyetiniz varsa 380 - 400 nanometrelik ışık filtreleri size çok yardımcı olacaklardır. Bu filtreler özellikle deri hücrelerine zarar veren UVB ve UVC  ışınlarının tamamını filtre ederlerken, alışveriş mağazalarında yada diğer halka açık alanlarda geniş kenarlı şapkalar kullanmayı göz önünde bulundurun.</p>
<address>Kaynak: Lupus Foundation of America - Exercise, Fatigue and Photosensitivity</address>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=590">Devamı...</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?feed=rss2&#038;p=590</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ICRS Kongresi Barselona&#8217;da Düzenlendi</title>
		<link>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=486</link>
		<comments>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=486#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Oct 2010 08:16:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor Ortopedisine Akademik Bakış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahan.dr.tr/?p=486</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en önemli kıkırdak kongresi 26 - 29 Eylül 2010 tarihleri arasında Barcelona'da yapıldı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.cartilage.org/index.php?pid=138&amp;lang=1">http://www.cartilage.org/index.php?pid=138&amp;lang=1</a></p>
<p class="first-child ">Tüm dünyadan 1100 kişinin katıldığı dünyanın en önemli kıkırdak toplantısı Barcelona'da yapıldı. Kıkırdak iyileşmesinde gelecek vaad eden yöntemler ve hala kullanımda olan yöntemler derinlemesine tartışıldı. Üst düzey çalışmaların yer aldığı kongrede Türkiye'den sadece Kocaeli Üniversitesi ve Marmara Üniversitesinden birer ekibin çalışması vardı.</p>
<p><a href="http://sporortopedisi.com/anasayfa/wp-content/uploads/2010/10/icrs-logo.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-488" title="icrs-logo" src="http://sporortopedisi.com/anasayfa/wp-content/uploads/2010/10/icrs-logo.jpg" alt="" width="240" height="118" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?feed=rss2&#038;p=486</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilimsel Çalışmalarda Yazarlık Sırası &#8211; Authorship and Contributorship</title>
		<link>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=437</link>
		<comments>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=437#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 06:45:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor Ortopedisine Akademik Bakış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahan.dr.tr/?p=437</guid>
		<description><![CDATA[Bilimsel çalışmalarda kimlerin isim hakkı olduğu konusu akademisyenler arasında hep tartışılagelmiştir. Bu tartışmalar sadece ülkemizde değil aynı zamanda uluslararası akademisyenler arasında da vardır.Ekteki bağlantı böylesi tartışmalara cevap verecek nitelikte genel kabul gören bir rapora ulaştıracak sizi. Uniform Requirements for Manuscripts Submitted to Biomedical Journals: Ethical Considerations in the Conduct and Reporting of Research: Authorship and [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="urmheader"><img class="alignleft" title="writing que" src="http://karahan.dr.tr/wp-content/uploads/2010/02/writingadcopy-main_Full.jpg" alt="" width="125" height="125" />Bilimsel çalışmalarda kimlerin isim hakkı olduğu konusu akademisyenler arasında hep tartışılagelmiştir.<span id="more-437"></span> Bu tartışmalar sadece ülkemizde değil aynı zamanda uluslararası akademisyenler arasında da vardır.Ekteki bağlantı böylesi tartışmalara cevap verecek nitelikte genel kabul gören bir rapora ulaştıracak sizi.</div>
<div>Uniform Requirements for Manuscripts Submitted to Biomedical Journals: Ethical Considerations in the Conduct and Reporting of Research: Authorship and Contributorship</div>
<p><a href="http://www.icmje.org/ethical_1author.html">http://www.icmje.org/ethical_1author.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?feed=rss2&#038;p=437</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ön Çapraz Bağ Yaralanması</title>
		<link>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=429</link>
		<comments>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=429#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2009 22:03:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor Travmatolojisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahan.dr.tr/?p=429</guid>
		<description><![CDATA[Ön Çapraz Bağ Nedir ? Diz, vücudumuzdaki en büyük ve en karmaşık eklemdir. Sorunsuz bir şekilde görev görmesi dört ana bağın yanısıra diz çevresi kas ve tendonların uyumlu çalışmasına bağlıdır. Dizin yanlarında iç yan bağ (İYB - MCL) ile dış yan bağ (DYB - LCL) ve merkezinde ön çapraz bağ (ÖÇB - ACL) ile arka [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://sporortopedisi.com/anasayfa/wp-content/uploads/2010/03/Temp_injury1.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-456" title="Temp_injury" src="http://karahan.dr.tr/wp-content/uploads/2009/12/Temp_injury1-300x300.jpg" alt="" width="180" height="180" /></a>Ön Çapraz Bağ Nedir ?</p>
<p class="first-child ">Diz, vücudumuzdaki en büyük ve en karmaşık eklemdir. Sorunsuz bir şekilde görev görmesi dört ana bağın yanısıra diz çevresi kas ve tendonların uyumlu çalışmasına bağlıdır. Dizin yanlarında iç yan bağ (İYB - MCL) ile dış yan bağ (DYB - LCL) ve merkezinde ön çapraz bağ (ÖÇB - ACL) ile arka çapraz bağ (AÇB – PCL) olmak üzere toplam 4 ana diz bağı vardır. Ön çapraz bağ tibia kemiğinin üst kısmı ile femur kemiğinin alt kısmına yapışarak dizin alt kısmının öne kaymasını engeller.</p>
<p>Ön Çapraz Bağ Nasıl Yaralanır ?</p>
<p>Ön çapraz bağın en sık yaralanma mekanizması, futbolda veya kayak yaparken düşmede olduğu gibi dize direkt darbenin gelmesidir. Böyle bir pozisyonda diz bir veya daha fazla diz bağının yırtılmasına sebep olan zorlanmaya maruz kalır.</p>
<p>Bununla beraber, bazı durumlarda ise ön çapraz bağ yırtığı diz ile başka bir nesne arasında temas olmadan yırtılır. Bu gibi temas olmayan sakatlıklar, sporcu ayağını yere saplarsa, dik  bacak üzerine  düşerse veya ani bir vuruş yaparsa meydana gelebilir.  Bu gibi hareketler basketbolda, futbolda ve voleybolda yaygındır.</p>
<p>Ön Çapraz Bağ Yırtığının Belirtileri Nelerdir ?</p>
<p>Ön çapraz bağ yırtıldığında, dizden gelen bir patlama sesi duyulabilir. Yaralanma genellikle orta derecede bir acıyla birliktedir ve sürekli hareket genellikle mümkün değildir. İlerki birkaç saatten sonra diz çok şişer ve yürümek zorlaşır ve acı genellikle ilk iki gün en kötü hali alır ve daha sonra azalmaya başlar.</p>
<p>Ön Çapraz Bağ Yırtığı Nasıl Teşhis Edilir ?</p>
<p>Ön çapraz bağ yırtığı, genellikle yaralanan kişiye tıbbi bakım aratacak kadar  rahatsızlığa neden olur.  Doktorunuz dizinizi muayene edecek ve birçok vakada, hangi bağın yaralandığını anlayabilecektir. Bununla beraber, teşhis edilmesi zor olan eklem kıkırdağında da yaralanmalar olabilir. Buna ek olarak, dizde birikecek şişlik yırtığı teşhis etmeyi zorlaştırabilir. Yaralanmanın boyutunu değerlendirmek için MR veya artroskopi gibi ayrıntılı incelemelere gerek duyulabilir.</p>
<p>Ameliyata Gerek var mı ?</p>
<p>Ön çapraz bağ sakatlığından sonra en çok sorulan soru, “ameliyata gerek var mı ?” ‘dır. Verilecek cevap kişiye özgü olacaktır. Tedavinin şekline karar verirken birçok etken hasta ve doktor tarafından değerlendirilmelidir. Bu faktörler aktivite seviyesini  ve birlikte oluşan yaralanmalar olup olmadığı gibi hasta beklentisini ve dizde anormal  boşluk miktarını veya gevşekliğini içerir.</p>
<p>Tekrar kompetitif sporlarına dönmek istiyen ve muayene sırasında dizi çok gevşek olan bir hastanın ameliyat ile tedaviye ihtiyacı, dizinde az düzeyde gevşeklik olan yaşlı birine göre daha fazladır.</p>
<p>Eğer tedavi için ameliyat seçeneği tercih edilmezse, dizin eski hareket düzeyine ulaşmak için fizik tedavi ve rehabilitasyona başlanır. Fizik tedavi ve rehabilitasyon diz çevresi kasları güçlendirme egzersizleri gibi programlar içerir. Spora dönme için izin ancak, bacağın gücünü, dengesini ve kordinasyonunu normale yakın bir şekilde kazanınca izin vardır.</p>
<p>Ön çapraz bağ yaralanmaları için birçok ameliyat teknikleri denenmiştir. Yılların getirdiği deneyim, bağın yırtılan uçlarının basitçe dikilmesinin çok yararlı olmadığını göstermiştir. Bu yüzden şu anda tercih edilen yöntemler, diz etrafında başka tendondan veya kadavradan alınan dokuyu kullanarak ön çapraz bağın yeniden yapılmasını içerir. Bu doku, bir matkap deliğinden geçirilerek, yeni bir ön çapraz bağ yapmak için yerine bağlanır. Zamanla, yeni ön çapraz bağ kendi beslenmesini ve hücrelerini tekrar kazanır ve iki kemik ucu arasında demirlenmiş yeni yaşayan bir bağ meydana gelir.</p>
<p>Ön çapraz bağın yeniden yapımından sonra dizin rehabilitasyonu, zaman ve sıkı çalışma gerektirir. İşten uzak kalma, o işin tipine bağlıdır. Masa başı işlerinde çalışanlar bir veya iki haftada işe dönerken inşaat işlerinde uğraşanlar işlerine 6 aydan önce dönemeyebilirler. Aynı şeyler, sporcular için de geçerlidir. Mesela golf oyuncusunun spora dönmesi futbolcudan daha hızlıdır.</p>
<p>Ön çapraz bağ ameliyatlarında için genel başarı oranı çok iyidir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki  %90 oranında hasta dizde gevşeklik olmadan iş yerine ve sporuna dönebilmişlerdir. Bazı hastalar ameliyattan sonra diz sertliği ve ağrıdan yakınmalarına rağmen, bu sorunlar şu andaki ameliyat teknikleriyle ve yoğun rehabilitasyonla en aza indirilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?feed=rss2&#038;p=429</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayak Bileği Burkulmaları &#8211; Dış yan bağ yaralanmaları</title>
		<link>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=427</link>
		<comments>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=427#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2009 21:59:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor Travmatolojisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahan.dr.tr/?p=427</guid>
		<description><![CDATA[Ayak bileği burkulması sporcularda özellikle voleybolcularda yapan insanlarda en çok yaralanan eklemlerin başında gelir. Ayak bileği, kendisini oluşturan kemiklerin ve bağlarının düzeninden dolayı yapısal olarak çok güçlüdür. Buna rağmen, spor yapan kişilerde meydana gelen zorlanmalarda, ayak bileğinin vücudun tüm yükünü taşıması nedeniyle yaralanan başlıca bölgedir. Ayak bileği topuğun bulunduğu nokta referans alınarak içe doğru veya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child "><a href="http://sporortopedisi.com/anasayfa/wp-content/uploads/2010/03/019852403x.ankle_.1.jpg"><img class="size-medium wp-image-452 alignleft" title="019852403x.ankle.1" src="http://karahan.dr.tr/wp-content/uploads/2009/12/019852403x.ankle_.1-245x300.jpg" alt="" width="172" height="210" /></a>Ayak bileği burkulması sporcularda özellikle voleybolcularda yapan insanlarda en çok yaralanan eklemlerin başında gelir. Ayak bileği, kendisini oluşturan kemiklerin ve bağlarının düzeninden dolayı yapısal olarak çok güçlüdür. Buna rağmen, spor yapan kişilerde meydana gelen zorlanmalarda, ayak bileğinin vücudun tüm yükünü taşıması nedeniyle yaralanan başlıca bölgedir. Ayak bileği topuğun bulunduğu nokta referans alınarak içe doğru veya dışa doğru burkulabilir. Burkulma sırasında topuk içeride kalıyorsa içeri doğru burkulma adını alır ki en sık burkulma tipi bu tiptir. Ayak bileği yaralanmaları yaygın olarak görülmesine rağmen tedavisi ve rehabilitasyonu hafife alınır. Her voleybolcunun ayak bileği kaba anatomisini,bileğin yaralanma mekanizmasını, ilk yardımdan sahaya dönüşe kadar uzanan tedavi dönemini bilmesi gereklidir. tekniklerinin bilinmesi gereklidir.</p>
<p><strong>Ayak Bileği Anatomisi</strong></p>
<p>Ayak bileği eklemi dört kemikten oluşur; tibia, fibula, talus ve kalkaneus. Tibia ve fibula bacağın alt kısmının; talus ve kalkaneus ise ayağın kemikleridir. Bileğin her iki yanında bulunan yuvarlak kemiksi yapılar tibianın (medial) ve fibulanın (lateral) uzak başlarıdır. Bu yapılara malleol denmekle birlikte, bileğin iç tarafındaki medial malleol, dış tarafındaki lateral malleol olarak tanımlanır.</p>
<p>Tibia,  talus’un tam üzerine oturur ve talus’un medial yüzeyi üzerinde ilerler. Böylece tibia bacağın alt kısmına binen yükü ve kuvveti talusa iletir. Talus’un lateral yüzeyinde ise fibula yer almakta ve lateral malleolus’u oluşturmakta, böylece ayak bileğini stabilize etmeye yardımcı olmaktadır. Kıkırdak tabakasıyla kaplı olan talus, tibia ve fibulanın uzak başları tarafından oluşturulan kase şeklindeki oyukta öne ve arkaya doğru ilerler. Talus, bacağın altındaki iki kemiğe de hareketli bir eyer görevi üstlenir. Bununla beraber, talus kalkaneus’un ön ve üst kısmında yer alır. Talus, ayak bileğinin öne ve aşağıya doğru olan hareketlerini sağlar.</p>
<p>Henüz işin başındaki bir sporcu veya antrenör için ayak bileği bağlarının tümünü bilmek gereksizdir. En çok yaralanan bağlar; lateral alandaki  ön ve arka talofibular, medial alandaki deltoid bağlardır. Ayak bileğini destekleyen başlıca kaslar gastrokinemius ve soleus ve peroneustur. Gastrokinemius ve soleus, kalkaneus’a yapışırken aşil tendonunu oluştururlar. (Şekil-1)</p>
<p><strong>Yaralanma mekanizmaları</strong></p>
<p>Ayak bileği yaralanmaları; basit adale zorlanmalarından kırılmalara kadar uzanan geniş bir alanı kapsar. Burkulmalar en sık rastlanan yaralanmalardır ve aşırı derecede içeri doğru ters dönme sonucu oluşur. Başka bir ayak üzerine düşülmesiyle oluşan burkulmalar bu duruma örnek verilebilir. Ayak bileği yaralanmalarının %80’ninden fazlası bu tiptedir. Böyle bir burkulma sonrasında ayak bileğini dış yandan destekleyen bağlarda yaralanma olur. En çok yaralanan bağ ise ön talofibular bağdır. En sık rastlanan burkulmalar lateral yani içe doğru olan ters dönmeler sonucu olduğu için bandajlama bu çeşit burkulmaları önleyecek şekilde yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Yaralanma ti</strong><strong>pleri</strong></p>
<p><strong>1. Derece Burkulmalar : </strong>Bir veya daha fazla bağın ve çevre dokunun gerilmesi sonucu oluşur. Hafif bir ağrı ve hassasiyet vardır;şişme çok azdır veya yoktur. Eklemin sabit olmadığına dair herhangi bir anormal hareket mevcut değildir.</p>
<p><strong>2. Derece Burkulmalar : </strong>Bir veya daha fazla bağın bir bölümü zedelenmiştir. Ağrı, hassasiyet ve şişme vardır. Bununla birlikte birkaç dakika veya daha fazla süren eklemde fonksiyon kaybı görülür. Eklemde hafif bir hareket anormalliği görülebilir. Atlet normal olarak yürümekte zorluk çekebilir ve yürürken yaralanan tarafı kollar.</p>
<p><strong>3. Derece Burkulmalar : </strong>Bir veya daha fazla bağın tümüyle zedelenmesi sonucu oluşan eklem sabitsizleşmesi durumudur. Aşırı derecede ağrı, hassasiyet, fonksiyon kaybı ve hızlı gelişen şişme görülür.</p>
<p><strong>Ayak Bileği Yaralanmalarının Tedavisi</strong></p>
<p>Her ne kadar hekim olmayan için zor olsa da burkulmanın hangi sınıfa girdiğini burkulmadan hemen sonra tespit etmek gerekir. Çünkü iyileşme süreleri burkulmanın tipine göre değişir. 1. derece burkulmada sporcu ilk hafta içerisinde, 2. derecede 2-3 hafta içerisinde, 3. derecede ise 4 - 6 hafta arasında güvenle sahaya dönebilir. Burada ayrıntılarını aktaracağımız tedavi protokolu ancak sağlık personelince yapılan muayene ve radyolojik tetkikler sonucunda herhangi bir kırık olasılığı ekarte edildikten sonra uygulanabilir.</p>
<p>Tedaviyi 3 aşamalı düşünmek gereklidir.</p>
<ol>
<li>İlk aşamada</li>
</ol>
<p>a)                  <strong>Koruma : </strong>Etkilenen bölgenin saptanması (hareketsiz hale getirilmesi)  iyileşmeyi hızlandırır ve ayrıca oluşabilecek yaralanmaları önler. Hava yastıkcıklı ayak bileği atelleri, elastik bandajlar kullanılabilir.</p>
<p>b)                 <strong>Dinle</strong><strong>nme : </strong>Doku iyileşmesinin en önemli bölümüdür. Ağrı, rahatsızlık ve şişme yaratabilecek her türlü aktiviteden kaçınılmalıdır.  Koltuk değnekleri, herhangi bir kırık olasılığı ekarte edildikten sonra ve kısmi yük kaldırma durumlarında kullanılabilir.</p>
<p>c)                  <strong>Buz tedavisi : </strong>Ağrıyı, adale spazmını, şişmeyi ve dokudaki hasarı azaltmak için kullanılır. Böylece iyileşme çok daha hızlı gerçekleşir. İlk 24-72 saat içinde günde 5-6 kere 15-20 dakika boyunca uygulanır. Ayak bileği için buz tedavisi tekniklerine örnekler: Buz paketi, buz masajı, buz banyosu, ticari buz ve kompres makineleri.</p>
<p>d)                 <strong>Kompresyon : </strong>Kompres tedavisi şişmeyi azaltmak ve önlemek için gereklidir. Çünkü uzun süren şişlikler fibroz doku ve yara oluşumuna ve eklemde hareket kısıtlılığına yol açar. Şişlik sona erene kadar;sargılar, buz bandajları ve kompres bandajları kullanılmalıdır.</p>
<p>e)                  <strong>Yükseltme : </strong>Etkilenen tarafın yükseltilmesi şişme miktarını azaltır. Gece yatarken olmak üzere mümkün olan zamanlarda şişen uzvu kalp seviyesinin üzerine yükseltilmesi gerekir. ayak bileğini istirahate alıp Koruma İlk tedavi beş temel safhadan oluşur; Koruma, Dinlenme, Buz, Kompres, Yükseltme ve eğer yaralanma 1.  veya 2.  derece ise Güçlendirme. İyi bir tedavi planının amaçları;yaralanma sonrası gelişen ödem ve şişmeyi , yaralanan alandaki kanamayı ve ağrıyı azaltmak;iyileşme döneminde yarayı korumak olmalıdır.</p>
<ol>
<li>İkinci aşamada ise hareket sınırlarını açıcı egzersizler ve güçlendirme programı uygulanmalıdır.<strong> </strong>Güçlendirme programına hızlı bir şekilde başlanmalı, program şahsa indirgenmiş olmalı ve ağrı sınırına dek uyum içinde uygulanmalıdır.</li>
</ol>
<p>a)                  <strong>Evre I</strong></p>
<p>i)                   <strong>Ayak bileği hareket sınırını genişletici egzersizler</strong></p>
<p>a)                  <strong>Alfabe Egzersizi :</strong> Ayak baş parmağını kalem gibi kullanarak, bacağı oynatmadan sadece ayak bileğini hareket ettirerek alfabedeki harfleri çiz. Tüm alfabeyi günde 4-5 kere tekrarla.</p>
<p>b)                 <strong>Daire Egzersizi :</strong> Ayağınızın tabanıyla daireler çiz; sağ tarafta saat yönünde solda ise saatin ters yönünde olacak şekilde. Bu şekilde 25 - 50 tekrarı tamamla.</p>
<p>ii)                 <strong>Aya</strong><strong>k bileğini güçlendirici egzersizler</strong></p>
<p>a)                  <strong>İzometrik - inversiyon (İçe hareket) :</strong>Ayağın iç tarafını sabit bir nesneye karşı yerleştirin; 6-10 saniye boyunca ayağınızın iç tarafıyla itmeye çalışın daha sonra bırakın ve 5 saniye dinlenin. Bu hareketleri herbiri 10 tekrardan oluşan 3 set olarak yapın. (Bu hareketler sırasında ayaktaki ve bilekteki kasları kullanmaya özen gösterin.)</p>
<p>b)                 <strong>İzometrik - eversiyon (Dışa hareket) :</strong> Ayağın dış tarafını sabit bir nesneye karşı yerleştirin; 6-10 saniye boyunca ayağınızın dış tarafıyla nesneyi itmeye çalışın daha sonra bırakın ve 5 saniye dinlenin. Bu hareketleri 10 tekrardan oluşan 3 set halinde yapın. (Bu hareketler sırasında ayaktaki ve bilekteki kasları kullanmaya özen gösterin.)</p>
<p>c)                  <strong>İzometrik - dorsifleksiyon (Yukarı doğru hareket) :</strong> Ayağınızı sabit bir nesnenin veya bir masanın altına yerleştirin daha sonra ayağınızı üstte bulunan nesnenin ağırlığını tartacak şekilde kaldırın. Bu şekilde 6-10 saniye bekleyin daha sonra durup 5 saniye dinlenin. Bu hareketleri 10 tekrardan oluşan 3 set halinde yapın.</p>
<p>d)                 <strong>İzometrik - plantar fleksiyon (Aşağıya doğru hareket) :</strong> Ayağınızı sabit bir zeminin üzerine yerleştirin daha sonra ayağınızı hareket ettirmeden tabanınızla zemine doğru 6-10 saniye boyunca basınç uygulayın;bırakın ve 5 saniye dinlenin. Bu hareketleri 10 tekrardan oluşan 3 set halinde yapın.</p>
<p>b)                 <strong>Evre II </strong></p>
<p>i)                   <strong>Ayak bileği hareket sınırını genişletici egzersizler</strong></p>
<p>a)                  <strong>Fonksiyonel Dengeleme :</strong> Basit bir kaldıracın üzerine çıkın, her iki ayağınızı da öne ve arkaya hareket ettirerek kendinizi dengeleyin, gözleriniz açık şekilde 10 saniye boyunca yere hafifçe dokunun. Bu hareketi 10 - 40 kere tekrarlayın. Daha sonra aynı hareketleri gözleriniz kapalıyken tekrarlayın. Daha sonra bir taraftan diğer tarafa geçin. Son etapta ise aynı hareketleri tek ayağınızla yapın.(Şekil-2)</p>
<p><strong>ii) </strong><strong>Ayak bil</strong><strong>eğini güçlendirici egzersizler</strong></p>
<p>a)                  <strong>Theraband Direncine Karşı Ayak Bileği İnversiyonu :</strong> Direnç için bir parça bandaj kullanarak, hasta şekilde gösterildiği gibi ayağını Theraband’a karşı içeri doğru çekmelidir. Bu durumunu 6-10 saniye boyunca korumalı ve daha sonra 5 saniye dinlenmelidir. Bu hareketler 15-20 tekrardan oluşan 2 set halinde yapılmalıdır.</p>
<p>b)                 <strong>Theraband Direncine Karşı Ayak Bileği Eversiyonu :</strong> Theraband’ı direnç olarak kullanarak;şekilde gösterildiği gibi bandajı her iki bacağa da sararak bağlayın. Ayak topukları birbirine değecek şekilde ayak parmaklarınızı şekilde gösterildiği gibi dışarı ve kendinize doğru çekin. Bu durumu 6-10 saniye boyunca koruyun. Bu hareketleri 15-20 tekrardan oluşan 2 set halinde yapın. (Şekil-3)</p>
<p>c)                  <strong>Theraband Direncine Karşı Dorsifleksiyon Egzersizleri  :</strong> Direnç için bir parça bandaj kullanarak;hasta ayağını bandaja karşı geriye doğru çekmelidir. Bu hareketleri herbiri 15-20 tekrardan oluşan 2 set halinde yapın. (Şekil-4)</p>
<p>d)                 <strong>Theraband Direncine Karşı Plantarfleksiyon Egzersizleri :</strong> Direnç için bir parça bandaj kullanarak;hasta bandajı gergin bir şekilde tutarak ayağını şekildeki gibi aşağıya doğru itmelidir. Bu hareketleri herbiri 15-20 tekrardan oluşan 2 set halinde yapın. (Şekil-5)</p>
<p>c)                  <strong>Evre III</strong></p>
<p>i)                   Ayak bileğinin fonksiyonel aktivitesine yönelik egzersizler</p>
<p>a)                  <strong>Fonksiyonel Koşu Aktiviteleri :</strong> Bu aktivitelere; atlet veya hasta herbiri 25 tekrardan oluşan 2 set halindeki Tek Ayağının Parmakları Üzerinde Yükselme Egzersizini  her hangi bir ağrı yada rahatsızlık hisstemeden tamamladığı zaman başlanabilir. Atlet veya hasta ilk 4 derece ile başlamalı ve her üç yada dört günde 1 derece arttırmalıdır. Atlet veya hasta basketbol sahası ölçülerine uygun düz bir zemin üzerinde koşmalıdır. Atlet veya hasta 5 turu tamamlamalı ve daha sonra diğer dereceye geçmelidir. İlk 2 tur %50’lik daha sonra ki 2 tur %75’lik ve son tur ise %85’lik kapasiteyle koşulmalıdır. Atlet veya hasta 9 derecenin tümünü herhangi bir rahatsızlık duymadan tamamladığı takdirde kapasitesini %95-100’e çıkarabilir.</p>
<p>ii)                 <strong>Ayak bileğini güçlendirme egzersizleri</strong></p>
<p>a)                  <strong>Her İki Ayak Parmakları Üzerinde Yükselme Egzersizi :</strong> Denge için herhangi bir masa veya sandalye kullanarak hasta ayak parmakları üzerinde mümkün olduğunca yükselmeli ve bu şekilde 3-5 saniye durmalıdır daha sonra eski durumuna geri dönmelidir.</p>
<p>b)                 <strong>Tek Ayak Parmakları Üzerinde Yükselme Egzersizi :</strong> Denge için herhangi bir masa veya sandalye kullanarak hasta tek ayağının parmakları üzerinde mümkün olduğunca yükselmeli ve bu şekilde 3-5 saniye durmalıdır daha sonra eski durumuna geri dönmeli ve 3-5 saniye dinlenmelidir. Hasta bu hareketleri 15 tekrardan oluşan 2 setten başlayarak 25 tekrardan oluşan 2 sete kadar çıkarmalıdır.</p>
<ol>
<li><strong>Spora dönüş evresi :</strong> Sahaya dönüş kararında ana prensip adım adım olmasıdır. Amaç ise sahaya dönüşün en kısa zamanda en güvenli dönüşün sağlanmasıdır. Maça çıkma kararı vermek için en az 2 - 3 tam kapasite yakınma ve aksamasız antreman yapmaka gereklidir. Antreman çıkma kararı vermek için en az 3 - 4 spora özgü rehabilitasyon seansında spora özgü hareketlerde yakınma veya aksama olmaması gereklidir. Spora özgü rehabilitasyona başlama kararı vermek içinse doktorun eklem durumunun, kas durumunun, esnekliğin normal olduğunu onaylaması gereklidir. Sporun her aşamasında unutulmaması gereken birtakım kurallar vardır. Stretching öncesi yeterli ısınma, soğuma, önerilen koruyucu gereçlerin kullanılması gibi. Sakatlıktan sahaya dönüş sürecinde herhangi bir aşamada aksaklık ya da ağrı oluşursa bir önceki aşamaya dönülerek hekime müracaat edilmelidir.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?feed=rss2&#038;p=427</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Medial Kompartman Osteoartriti</title>
		<link>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=422</link>
		<comments>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=422#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2009 21:55:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıkırdak]]></category>
		<category><![CDATA[Spor Travmatolojisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahan.dr.tr/?p=422</guid>
		<description><![CDATA[Diz Osteoartriti (Mediyal Kompartman Osteoartriti) Osteoartrit (OA) dünyada en sık görülen eklem problemidir.  Artroz kireçlenme diye de bilinen OA’nın radyografik bulguları 65 yaşındaki insanların çoğunda, 75 yaş ve üzerindeki nüfusun da %80’inde görülmektedir. Tek olarak diz osteoartritine bağlı özürlülük riski kalp hastalığına bağlı olan kadar yüksek olup, yaşlılarda görülen diğer herhangi bir hastalığa bağlı olandan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><a href="http://sporortopedisi.com/anasayfa/wp-content/uploads/2010/03/dizi-tutan-osteoartrit.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-460" title="dizi-tutan-osteoartrit" src="http://sporortopedisi.com/anasayfa/wp-content/uploads/2010/03/dizi-tutan-osteoartrit.jpg" alt="" width="153" height="153" /></a></h2>
<p class="first-child "><strong>Diz Osteoartriti </strong><strong>(Mediyal Kompartman Osteoartriti)</strong></p>
<p>Osteoartrit (OA) dünyada en sık görülen eklem problemidir.  Artroz kireçlenme diye de bilinen OA’nın radyografik bulguları 65 yaşındaki insanların çoğunda, 75 yaş ve üzerindeki nüfusun da %80’inde görülmektedir. Tek olarak diz osteoartritine bağlı özürlülük riski kalp hastalığına bağlı olan kadar yüksek olup, yaşlılarda görülen diğer herhangi bir hastalığa bağlı olandan daha fazladır.</p>
<h2>Hasta Yakınmaları</h2>
<p>Ağrı, şişlik, efüzyon, instabilite (boşluk hissi), sıkışma, krepitasyon, sertlik</p>
<h2>Sebepler</h2>
<p>Ailesel kalıtım ve obezite</p>
<p>Cinsiyet ve yaş</p>
<p>Hipermobilite</p>
<p>Eklem trav</p>
<p>ması</p>
<p>Eklem şeklinin anormalliği</p>
<p>Çeşitli işler ve aktiviteler</p>
<h2>Tanı ve Değerlendirme</h2>
<p>Hasta yük verirken değişik açılarda çekilmiş grafiler dizin üç kompartmanını da objektif olarak değerlendirmeye izin verir ve hemen hemen her zaman kesin tanıyı koydurur.</p>
<h2>Radyolojik bulgular</h2>
<p>Eklem aralığının daralması</p>
<p>Femoral kondilin belirginleşmesi</p>
<p>Subkondral skleroz</p>
<p>Osteofit oluşumu</p>
<p>Diz açısında ka</p>
<p>yma</p>
<p>Eklem kıkırdağı hasarının olduğu bölgelerin yeri ve büyüklüğü, semptomların ciddiyetini ve tedaviye olan ihtiyacı belirler.</p>
<p>Eklem kıkırdağı lezyonunun alanı 2 ila 3 cm²’den küçükse veya lezyonun çevreden iyi kıkırdak desteği varsa (omuzlar), dejeneratif artiritin oluşması yıllar alabilir.</p>
<p>Konservatif tedavi</p>
<h2>Hasta Eğitimi</h2>
<p>Hastalarla anlayabilecekleri bir dille; durumlarının ciddiyeti, çeşitli tedavi seçenekleri, gerekli yaşam değişiklikleri, hastalığın seyri tartışılmalıdır. Psikososyal faktörlerin ağrının ve ilgili sakatlığın algılanmasını etkilediği unutulmamalıdır.</p>
<h2>Kilo Verme</h2>
<p>Artritik eklemlerin tedavisinde vücut kütlesinin azaltılması yoluyla eklem reaksiyon güçlerinin ve dejeneratif artritin semptomlarının azaltılması çok önemlidir ve bu ilişki kadınlar için erkeklere göre daha yüksektir.</p>
<h2>Egzersiz ve Fizik Tedavi</h2>
<p>Kontraktürü engellemek için germe, eklem hareket açıklılığının korunması, kas kuvvetinin arttırılması ve dizin dinamik stabilitesinin arttırılması semptomlarının azaltılmasına yardımcı olabilir.</p>
<h2>Destek cihazları ve korseler</h2>
<p>Koltuk değnekleri artritik dize olan yüklenmeyi belirgin olarak azaltıp bununla ilgili olan ağrıyı azaltabilir. Artritik dizde kompresyon (baskı) özelliği ha</p>
<p>kim, stabilize edici (destekleyici) veya off-loading (yük alıcı) özellikli korseler kullanılabilir.</p>
<h2>Ayakkabı değişikliği</h2>
<p>Yumuşak bir maddeden yapılmış enerji emen ayakkabı tabanları veya ortotik cihazlar topuk vuruşu sırasında diz eklemine binen yükü azaltır.</p>
<h2>Ortotikler</h2>
<p>Topuk ve taban kamaları ayağın düzlemini tekrardan varus veya valgus düzleminde 5- 10° düzeltebilirler. Bir lateral ark desteği ile uzanımda sağlanan değişiklik medial eklem aralığına olan yüklenmeyi azaltır.</p>
<h2>Topikal İlaçlar</h2>
<p>Dizin tekkom</p>
<p>partmanlı artritine sahip bazı hastalar, eşlik eden veya monotedavi olarak topikal analjezik (mesela metil salisilat, kapsaisin ve nonsteroidli kremler) kullanımı iyileşme sağlar.</p>
<h2>Eklemiçi Kortizon</h2>
<p>Ağrı ve şişlik varsa akut alevlenmeler sırasında uzun süre etkili kortizon enjeksiyonu ile tedavi edilebilir. Yılda 3 veya 4 kereden fazla uygulanmamalıdır.</p>
<h2>Eklemiçi Viskosuplementasyon</h2>
<p>Eklemiçi viskosuplementasyon osteoartritin semptomlarını azaltır ve artritli dize kayganlaştırıcı destek verir. 3- 5 haftalık eklemiçi enjeksiyonlar halinde uygulanır.</p>
<h2>Oral İlaçlar</h2>
<p>Parasetamol gibi analjezik ilaçlar diz osteoartritinin tedavisi için ilk ilaçla tedavi seçeneğini oluştururlar. Bu ilaçlar ağrının geçirilmesinde etkili, daha az yan etki insidansına sahip ve ucuzdurlar.</p>
<h2>Ek Tedaviler</h2>
<p>Beslenme takviyeleri, ilaç özelliği olduğu gözüken beslenme takviyeleri, glukozamin ve kondroitin sülfat gibi, bazı çift kör, plasebo kontrollü randomize kontrollü denemelerde test edilmişlerdir.</p>
<p>Cerrahi Tedavi</p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p><strong>Artroskopi</strong></p>
<p>Osteoartritin tedavisinde sınırlı yeri vardır. <strong> </strong></p>
<p>Aşınmanın boyutunun belirlenmesi</p>
<p>menisküs yırtığı</p>
<p>serbest veya saplı kıkırdak parçaları</p>
<p>yumuşak doku sıkışmaları</p>
<p>boşluk hissi, takılma ve kilitlenme gibi mekanik semptomlara sahip olan hastalarda yararlı olabilir.</p>
<p>Diğer taraftan da eklem lavajı ve debridmanı osteoartritte semptomatik rahatlama sağlayabilir.</p>
<p>Hastalığın erken döneminde, yeni fibröz kıkırdak dokusunun oluşumunu uyarmak için artroskopik drilleme ile subkondral dokunun kanatılması yararlı olabilir.</p>
<h2>Osteotomi</h2>
<p>Bacağın dizilim bozukluğu; hasarlanmış kıkırdak dokusu üzerindeki stresi arttırıp, ağrıya sebep olup, eklem kıkırdağının ilerleyici kaybına neden olup, açısal deformitenin artmasına sebep olabilir. Tek kompartmanlı diz osteoartritinin tedavisinde osteotominin amacı bacağın dizilimini tekrardan düzeltip, dejenere olmuş tibiofemoral kompartmandaki yük taşıyan gücü daha sağlıklı olan kompartmana taşımaktır.</p>
<p>Subluksasyonsuz veya lateral sapmasız medial kompartman artritiyle beraber varus deformitesi</p>
<p>90°’lik hareket arkının olduğu stabil bir dize sahip olup,</p>
<p>60 yaşından genç ve yüksek istemli aktif yaşam stili olan</p>
<p>yaşam beklentileri diz protezinin ömrünü aşan</p>
<p>hastalarda proksimal tibia valgus osteotomisi yapılabilir.</p>
<p>Bu operasyonun başarısı için uygun hasta seçimi en önemli noktadır. Bu operasyon hastalığın seyrini tamamen durdurabilir veya diz artroplastisi cerrahisi için ihtiyacı geciktirir.</p>
<h2>Tek Kompartmanlı Diz Artroplastisi</h2>
<p>Eklem kıkırdağının restorasyonu ve osteotomi endike olmadığı zaman ağrılı tek kompartmalı diz osteoartritinin tedavisi için artroplasti yapılması kabul edilebilir. Genelde tek kompartmanlı diz artroplastisi için tek kompartmanlı osteoartrit ve osteonekroz muhtemel endikasyonlardır. Enflamatuvar artritte tek kompartmanlı diz artroplastisi kontraendikedir.</p>
<h2>Total Diz Artroplastisi</h2>
<p>Total diz artroplastisi, ağrılı tek kompartmanlı diz osteoartritine sahip yaşlı hastalarda kabul edilen bir cerrahi tedavidir</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?feed=rss2&#038;p=422</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diz Artroskopisi Sonrası</title>
		<link>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=420</link>
		<comments>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=420#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2009 21:49:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diz Rahatsızlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Spor Ortopedisinde Güncel Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Spor Travmatolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[tema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahan.dr.tr/?p=420</guid>
		<description><![CDATA[Başarılı bir ameliyat sonrasında hastaneden taburcu oldunuz. Daha sağlıklı bir iyileşme süreci için uymanız gereken basit ama önemli önerilerimiz var. İlk kontrolünüzden önce; Ev içinde günlük ihtiyaçlarınızı karşılayabilir, yürüyebilirsiniz. 1-3 gün istirahat ediniz. Ameliyatlı bacağınızın altına bir yükselti ( yastık vs.) koyunuz. Her saat başı 15 dakika havlu üzerinden buz tatbik ediniz. Her saat başı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child "><a href="http://sporortopedisi.com/anasayfa/wp-content/uploads/2009/12/rehab.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-584" title="rehab" src="http://sporortopedisi.com/anasayfa/wp-content/uploads/2009/12/rehab-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a>Başarılı bir ameliyat sonrasında hastaneden taburcu oldunuz. Daha sağlıklı bir iyileşme süreci için uymanız gereken basit ama önemli önerilerimiz var.<span id="more-420"></span></p>
<p><em>İlk kontrolünüzden önce;</em></p>
<p>Ev içinde günlük ihtiyaçlarınızı karşılayabilir, yürüyebilirsiniz.<em> </em></p>
<ul>
<li>1-3 gün istirahat ediniz.</li>
<li>Ameliyatlı bacağınızın altına bir yükselti ( yastık vs.) koyunuz.</li>
<li>Her saat başı 15 dakika havlu üzerinden buz tatbik ediniz.</li>
<li>Her saat başı 10 ar dakika diz egzersizi yapınız.</li>
</ul>
<p><em>Diz Egzersizi;</em></p>
<ul>
<li>Bacağınız düz pozisyondayken diziniz ve üst bacaktaki kaslarınızı sıkıp 5 e kadar saydıktan sonra gevşetiniz.</li>
<li>Bacağınızı düz bir şekilde kaldırıp indiriniz.</li>
</ul>
<p><em>Egzersiz ve evde hareket sonrası ağrı ve şişlik olması normaldir. Bu durumda;</em></p>
<ul>
<li>Alışık olduğunuz veya doktorunuzun önerdiği bir ağrı kesiciyi kullanınız.</li>
<li>Dizinizi yükseltip buz tatbik ediniz.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?feed=rss2&#038;p=420</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diz Önü Ağrısı</title>
		<link>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=418</link>
		<comments>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=418#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2009 21:46:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor Travmatolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Spor Yaralanmalarından Korunma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahan.dr.tr/?p=418</guid>
		<description><![CDATA[Dizdeki en sık yakınma patellofemoral ekleme ait yakınmalardır. Dizde her ne kadar menisküs ve bağ yaralanmaları sıklıkla bilinse de dizdeki en sık yakınma patellofemoral ekleme ait yakınmalardır. Patellanın aşırı kullanımı, patellanın altındaki yıpranma ve yırtıklar, patellanın arka yüzündeki kıkırdakta dejenerasyona yol açarak; diz ekleminde ağrı, güçsüzlük ve şişliğe yol açabilirler. Patellayı ve diz bükülürken patellanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child "><a href="http://sporortopedisi.com/anasayfa/wp-content/uploads/2009/12/knee-strap.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-578" title="knee-strap" src="http://sporortopedisi.com/anasayfa/wp-content/uploads/2009/12/knee-strap-203x300.jpg" alt="" width="203" height="300" /></a>Dizdeki en sık yakınma patellofemoral ekleme ait yakınmalardır.</p>
<p>Dizde her ne kadar menisküs ve bağ yaralanmaları sıklıkla bilinse de dizdeki en sık yakınma patellofemoral ekleme ait yakınmalardır. Patellanın aşırı kullanımı, patellanın altındaki yıpranma ve yırtıklar, patellanın arka yüzündeki kıkırdakta dejenerasyona yol açarak; diz ekleminde ağrı, güçsüzlük ve şişliğe yol açabilirler. Patellayı ve diz bükülürken patellanın içinde hareket ettiği oluğu etkileyen çok çeşitli problemler vardır. Bu problemlere tüm yaş gruplarında özellikle sporcularda rastlanabilir.</p>
<h3>Patella nerededir ve ne işe yarar?</h3>
<p>Patella, dizin önündeki hareket eden kemik parçasıdır. Dizin şapkası olarak da adlandırılabilir. Patella uyluğun ön yüzündeki quadriceps kasları adı verilen büyük kasları, bacağa bağlayan büyük bir tendon tarafından sarılmıştır. Patella ile birlikte bu büyük tendona quadriceps mekanizması adı verilir. Quadriceps mekanizmasında aslında iki tendon bulunur. Bunlardan birisi patellanın üstünde yer alan quadriceps tendonu, diğeri ise patellanın altında yer alan patellar tendondur. Quadriceps mekanizması dizinizi düz hale getirmenizi sağlar. Patella quadriceps kasının kuvvetini arttıran bir kaldıraç gibi görev yapar.</p>
<p>Patellanın alt yüzü eklem kıkırdağı ile örtülüdür. Eklem kıkırdağı vücudumuzdaki tüm eklemlerin yüzeylerini örten düzgün bir kaplama malzemesidir. Bu kaygan yüzey, patellanın uyluk kemiği olan femurun özel oluğunda kaymasına yardımcı olur. Patella ve femurdaki oluk birlikte patellofemoral mekanizmayı oluştururlar.</p>
<h3>Sebepler</h3>
<p>Patella dizde probleme nasıl yol açar?</p>
<p>Problem genellikle patella ağır yük altında kaldığında ortaya çıkar. Alttaki kıkırdak dejenere olmaya başlar. Bu tablo bazen kondromalazi patella olarak adlandırılır. Yıpranma ve yırtılmanın çok çeşitli sebepleri vardır. Dejenerasyon tüm vücutta yaygın yıpranma ve yırtılmaya sebep olan yaşlanmanın bir sonucu olarak ortaya çıkabilir. Bu durum bir arabanın yaptığı kilometrenin çok fazla olmasına benzetilebilir. Patello-femoral eklem dizin osteoartritinde tablodan sıklıkla etkilenir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Diz ağrısına yol açan sebepler arasında sık rastlanılanlardan birisi de, dizin hareketleri esnasında patellanın, patello-femoral oluktaki hareketinin normalin dışında olmasıdır. Bu anormal hareket tarzının sebebi quadriceps kaslarındaki kas dengesizliği olabilir. Patellanın patella-femoral olukta hareket ettiğini ve bu hareketi temelde quadriceps kaslarının kontrol ettiğini hatırlayınız. Eğer bu kas kütlesinin herhangi bir parçası zayıf ise, kas dengesizliği ortaya çıkabilir. Bu durumda quadriceps kasları patellayı bir tarafa daha fazla çekeceklerdir. Bunun sonucunda ise, patellanın bir tarafındaki kıkırdak daha fazla basınca maruz kalacaktır. Diz sonuna kadar büküldüğünde dize göz atmak, patellanın bu anormal çekim kuvvetinden nasıl etkilendiğini açık olarak ortaya koyar. Patella, femoral olukta hareket ederken dışarıya doğru kayar. Bu kayma alt yüzdeki kıkırdağın bir tarafının daha fazla basınca maruz kalmasına sebep olur. Zaman içinde bu anormal basınç eklem kıkırdağına zarar verebilir. (şekil 2)</p>
<p>Bir başka dengesizlik sebebi, diz kemiklerinin şekil farklılıklarıdır. Anatomik varyasyon olarak da adlandırılan bu şekil farklılıkları, doğumdan itibaren mevcuttur. Doğuştan bazı insanlarda diz ekleminde femur ve tibia arasındaki açı normalden fazladır. Kadınlarda bu açı erkeklere oranla daha fazla olma eğilimindedir. Patella femoral olukta bu açının merkezinde bulunur. Quadriceps kası kasıldığında ortaya çıkan kuvvet, patellayı dizin dışına doğru iterek bu açıyı düzeltmeğe çalışır. Açının arttığı durumlarda, patella dışarıya doğru daha büyük bir basınç ile itilir. Bunun sonucunda da yukarıda anlatılana benzer bir tablo ortaya çıkar. Patella femoral olukta hareket ederken dışarıya doğru kayar. Patellanın bir bölümü daha fazla basınca maruz kalır ve bu bölgedeki kıkırdakta hasar ortaya çıkar.</p>
<p>Anatomik varyasyonun bir başka türü, patello-femoral oluğun normalden daha küçük olmasıdır. Bu durumda oluk daha sığ hale gelir. Bu sığlık genellikle dizin dış tarafından kaynaklanır. Bu durumda patella oluktan dışarıya çıkarak pateller dislokasyona sebep olur. Bu tablo sadece ağrıya sebep olmakla kalmaz, patellanın altındaki kıkırdağa da zarar verebilir. Eğer bu tablo çok sık tekrarlarsa, patello-femoral eklemde dejenerasyon çok hızlı gelişir.</p>
<h3>Semptomlar</h3>
<p>Patellaya bağlı yakınmalar nelerdir?</p>
<p>Patellanın altındaki kıkırdakta hasar geliştiğinde ortaya çıkan tabloya, kondromalazi patella adı verilir. Bu tablo geliştiğinde dizde her zaman ağrı olortaya çıkmaz. Bazı insanlarda hiçbir problemle karşılaşılmaz. Bazıları ise, dizde yerini belirlemekte güçlük çektikleri müphem bir ağrıdan yakınırlar. Her zaman görülmemekle beraber, patellanın iç tarafında ağrı ortaya çıkabilir. Patello-femoral problemi olan insanlar, tipik olarak merdiven aşağı veya yokuş aşağı inerken ağrıdan yakınırlar. Arabada veya sinemada oturma gibi, uzun süre dizin bükülü kaldığı durumlarda da ağrı ortaya çıkabilir. Bazen dizde bir boşalma hissinden yakınılır. Bunun dizdeki bir instabiliteden değil, ağrıya yanıt olarak ortaya çıkan bir refleksden kaynaklandığı düşünülmektedir.</p>
<p>Çömelme esnasında veya merdiven inip çıkarken bir öğütme veya kıtırdama sesi ortaya çıkabilir. Eğer aşırı miktarda yıpranma ve yırtık mevcutsa, diz bükülürken hafif bir patlama sesi veya tıklama sesi duyulabilir. Bu ses patellanın altındaki ve femoral oluktaki düzensiz yüzeylerin birbirlerine sürtmesinden kaynaklanır.Aşırı kullanıldığında diz şişebilir; diz hareketleri kısıtlanabilir. Bunun sebebi sıklıkla dizin içinde biriken sıvıdır. Sıvı toplanması sadece patella ile ilgili problemlerde değil, dizin tüm inflamasyonlarında ortaya çıkar.</p>
<p>Tanı</p>
<h3>Problem nasıl saptanır?</h3>
<p>Tanı için öncelikle  diz probleminin detaylı bir hikayesi alınır. Dizin muayenesinden sonra, dizin röntgen filmleri istenir. Röntgen filmleri patellanın patella-femoral olukla olan ilişkisinin düzgün olup olmadığı hakkında fikir verir. Diz farklı derecelerde bükülü iken çekilecek röntgen filmleri, patellanın patella-femoral oluk içinde doğru bir şekilde hareket edip etmediğini ortaya koyar. Hastalığın ileri dönemlerinde patella ile femur arasında artrit görülebilir.</p>
<p>Patella ile ilgili problemlerin tanısını koymak zor olabilir. Diz yakınması olan hastalarda semptomlar çoğu kez aynı olduğu için, patella ile ilgili semptomlar diğer diz problemleri ile karışabilir. Bu durumda, MRI gibi başka testlere başvurulabilir. MRI cihazı vücudun yumuşak dokularını görüntülemek için x-ışınları yerine mağnetik dalgaları kullanan bir cihazdır. Bu cihaz sayesinde istenilen bölgeyi çok ince dilimler halinde incelemek mümkündür. Bu test genellikle diz bağlarındaki veya menisküslerdeki yırtıklar gibi diz yaralanmalarında kullanılır. MRI teknolojisindeki son gelişmeler, hekimlerin eklem kıkırdağını görmesine; böylece eklem kıkırdağında bir bozukluk olup olmadığını anlamasına olanak tanımıştır. Bu test için özel bir boya, iğne uygulaması gerekli değildir ve ağrısızdır.</p>
<p>Eğer dizdeki problemin kaynağının ne olduğu tam olarak aydınlatılamamışsa, kesin tanıyı koymak için artroskopiye başvurulabilir. Artroskopi küçük bir fiberoptik TV kamerası aracılığıyla dizin içinin ortopedist tarafından gözle muayenesine olanak veren bir ameliyattır. Patello-femoral problemlerin bir çoğunun tanısı cerrahi girişime gerek kalmadan konur. Artroskopi genellikle diğer yöntemlerle tanısı konulmuş problemlerin tedavisi için kullanılır.</p>
<h3>Tedavi</h3>
<p>Diz ağrınız için ne yapılabilir?</p>
<p>Herhangi bir patellar problemin tedavisi dizdeki inflamasyonun azaltılması ile başlar. İstirahat ile birlikte aspirin veya ibuprofen gibi anti-inflamatuar ilaçlar hekim tarafından önerilir. Bu önlemler ağrının ve şişliğin azalmasına yardımcı olur.</p>
<p>Hastalığın erken dönemlerinde fizik tedavi ağrı ve inflamasyonun azalmasını sağlayabilir. Fizyoterapistler ağrıyı azaltmak için buz masajı veya patellayı hareketsiz kılma gibi yöntemlere başvurabilirler. Akut semptomlar kontrol altına alındığında; fleksibilite, kuvvet, dizilim veya kas dengesi ile ilgili problemlerin düzeltilmesi için çeşitli tedavi seçenekleri fizyoterapistler tarafından hastaya sunulur.</p>
<p>1.             Terminal ekstansiyon  (0 - 30o arası)</p>
<p>2.             Düz bacak kaldırma ( 0 kg - 2 kg - 4 kg)</p>
<p>3.             Otururken -  İki bacak arasına havlu rulo konarak, her iki bacağı birbirine yaklaştırma ve 5’e kadar sayma</p>
<p>4.             Yatarken -               İki bacak arasına havlu rulo konarak, her iki bacağı birbirine                yaklaştırma ve 5’e kadar sayma</p>
<p>5.             Uyluk ve diz lateral (dış yan) yapılarının gevşetilmesi -  Yatağın tam kenarına yüz boşluğa bakarken sağlam taraf üzerine yattıktan sonra hasta alt ekstremiteyi, diz ekstansiyonda iken boşluğa sallandırma</p>
<p>6.             Vastus medialis oblikus güçlendirilmesi -              Hareketin yapılmasını istenilen dizin      tarafına yan yatarak üsteki bacağı fleksiyona getirip, öne koyarak alttaki bacağı düz bir şekilde yukarı kaldırma</p>
<p>7.             Merdiven hareketi -                15 - 20 cm yükseklikteki bir basamağa inip çıkma</p>
<p>Uygulanan bütün bu tedavi yöntemlerine rağmen tablo düzelmezse cerrahi girişim gerekebilir. Patello-femoral problemlerin tedavisinde artroskopi bazen yararlı olabilir. Patella ve patello-femoral oluğun gözle direkt bakarak incelenmesi, bu bölgelerdeki yırtık ve yıpranmanın derecesini kesin olarak belirlemenin en iyi yoludur. Patellanın oluk içindeki hareketi de gözlenebildiğinden, patellanın oluk içindeki hareketinin normal olup olmadığına da karar verilebilir. Eğer patellanın eklem kıkırdağında düzensizlik yaratan alanlar mevcutsa, özel aletler kullanılarak bu bölgelerin düzeltilmesi ağrının azalmasını sağlayabilir. Bu işleme bazen patellanın traşlanması adı verilir.</p>
<p>Eğer şikayetlerin sebebi bir dizilim bozukluğu ise, lateral gevşetme adı verilen bir girişim uygulanabilir. Bu girişimde amaç, patellanın normale daha yakın bir pozisyona dönmesini sağlayarak eklem kıkırdağındaki basıncı azaltmaktır. Bunun için patellanın dış tarafında bulunan gergin bağlar kesilir. Böylece patella, femoral olukta merkeze yaklaşmış olur. Kesilen bu bağlar, skar dokusunun cerrahi girişim sırasında yaratılan boşluğu doldurması ile iyileşirler. Ancak iyileşen bu balar artık patellayı dışarıya doğru cerrahi girişim öncesindeki kadar güçlü çekmezler. Bu işlem quadriceps mekanizmasının dengelenmesine yardımcı olur ve patellanın eklem kıkırdağındaki basıncın eşitlenmesini sağlar. Diz tam büküldüğünde dizin incelenmesi bu bağlar gevşetildiğinde eklem kıkırdağındaki basıncın nasıl azalacağı hakkında fikir verir. Bağlar kesildiğinde, patella femoral olukta daha merkeze kayar ve hareketlerini oluğun daha merkezi bir kesiminde gerçekleştirir.</p>
<p>Dizilimin ileri derecede bozuk olduğu olgularda, sadece lateral gevşetmenin uygulanması yeterli olmayabilir. Eğer dizilim bozukluğu patellanın sık sık disloke olmasına sebep olacak derecede ağır ise, quadriceps mekanizmasını dizilimini düzeltecek daha kapsamlı bir ameliyata gerek duyulur. Lateral gevşetmenin yanında, dizin iç tarafındaki bağların gerginleştirilmesi gerekebilir. Hatta çok ağır durumlarda patellar tendonun yapışma yerinin değiştirilmesi söz konusudur. Patellar tendonun patellayı dizin hemen altında bacak kemiğine bağladığını hatırlayacak olursanız; patellar tendonun kemiğe yapışma yerinin değiştirilmesinin, patellanın patello-femoral oluk içinde hareketini nasıl etkilediğini anlayabilirsiniz. Bu amaçla tendon bir parça kemikle beraber asıl yerinden cerrahi olarak ayrılır, daha sonra asıl yerinin yaklaşık 1,5 cm. iç tarafına tekrar bağlanır. Kemik parçasının bacak kemiğine tutturulması için vidalar veya metal zımbalar kullanılır. Patellar tendonun yapışma yerinin iç tarafa kaydırılması, patellayı da içeri doğru kaydırır. Nekahat döneminin sonunda, patellanın patello-femoral olukta daha merkezi bir hatta hareket etmesi böylece de patellanın kıkırdağındaki basınç dağılımı eşitleneceği beklenilir.</p>
<p>Artroskopi yardımı ile patellanın traşlanması veya basit lateral gevşetme gibi cerrahi girişimler ayaktan hasta bazında gerçekleştirilebilir. Rehabilitasyon cerrahi girişimden hemen sonra başlar. Eğer patellar tendonun yapışma yerinin değiştirilmesi söz konusu ise, hastanede bir veya iki gece yatılması gerekebilir. Dizin üzerine tam yük verilmeden önce kemiğin iyileşmesi gerektiğinden, rehabilitasyon daha yavaş olacaktır. Rehabilitasyon programı için muhtemelen bir fizyoterapistten yardım istenecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?feed=rss2&#038;p=418</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Artroskopi</title>
		<link>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=415</link>
		<comments>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=415#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2009 21:41:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Artroskopik Cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[Artroskopik Debridman]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel Ameliyat Teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kıkırdak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahan.dr.tr/?p=415</guid>
		<description><![CDATA[Artroskopi ortopedistlern eklemlerdeki problemlerin tanısını koyabilmek ve/veya bunların tedavisini yapabilmek için uyguladıkları bir cerrahi girişimdir. Latince anlamı arthro eklem ve skopein bakmak yani ekleme bakmak demektir. Artroskopi sırasında cerrah eklemde küçük kesiler yapar ve eklemi ucunda kamera olan bir boru ile görüntüler. Kamera ucundaki ışık ile eklemin görüntülerini monitöre yansıtır. Kamera eklemdeki dokuları büyüterek ekrana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child "><a href="http://sporortopedisi.com/anasayfa/wp-content/uploads/2009/12/ARTHROSCOPY.jpg-for-web.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-580" title="ARTHROSCOPY.jpg-for-web" src="http://sporortopedisi.com/anasayfa/wp-content/uploads/2009/12/ARTHROSCOPY.jpg-for-web-300x281.jpg" alt="" width="221" height="208" /></a>Artroskopi ortopedistlern eklemlerdeki problemlerin tanısını koyabilmek ve/veya bunların tedavisini yapabilmek için uyguladıkları bir cerrahi girişimdir. Latince anlamı arthro eklem ve skopein bakmak yani ekleme bakmak demektir.</p>
<p>Artroskopi sırasında cerrah eklemde küçük kesiler yapar ve eklemi ucunda kamera olan bir boru ile görüntüler. Kamera ucundaki ışık ile eklemin görüntülerini monitöre yansıtır. Kamera eklemdeki dokuları büyüterek ekrana yansıtması sayesinde cerrah daha rahat, detaylı ve eklemin her yerini inceleme imkanına kavuşur. Artroskopi tekniği olmasaydı Ör: diz kapağı kemiğinin arkasındaki kıkırdak yapının görülmesi için çok büyük bir kesi ve diz ekleminin tamamen açılması gerekir veya ayak bileğindeki kıkırdak harabiyetinin görülmesi hemen hemen imkansızdı. Artroskopi sırasında tanı konulması ve tedavi aynı seansta yapılabilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3>ARTROSKOPİ NEDEN GEREKLİDİR?</h3>
<p>Eklem yaralanmalarında tanı konulması için;</p>
<p>Hastanın şikayetleri dinlenir olayın ne zaman ve nasıl başladığı sorgulanır</p>
<p>ilgili eklem muayene edilir</p>
<p>röntgen tetkikleri yapılır</p>
<p>kesin teşhis konulamazsa MRİ ,tomografi gibi tetkikler yapılabilir artroskopi bu tanı metotları içinde en değerli olanıdır</p>
<p>Eklem yaralanmaları</p>
<p>Kıkırdak sorunları</p>
<p>Bağ yaralanmaları</p>
<p>Ligament yaralanmaları</p>
<p>Kas ve tendon yaralanmalarının teşhis ve tedavisi yapılabilir.</p>
<p>Teorik olarak Artroskopi ile bütün eklemler incelenebilirsede pratikte 6 eklem için kullanılan bir yöntemdir.</p>
<ul>
<li>DİZ</li>
<li>OMUZ</li>
<li>DİRSEK</li>
<li>AYAK BİLEĞİ</li>
<li>EL BİLEĞİ</li>
<li>KALÇA</li>
</ul>
<h3>ARTROSKOPİ NASIL UYGULANIR?</h3>
<p>Eskiden uygulanan cerrahi metotlara göre ameliyat sonrası dönem ve iyileşme süresi olarak hastalar için çok daha kolay olmakla beraber yinede ameliyathane şartlarında yapılması gereken bir metottur. Bugün birçok merkezde OUTPATİENT SURGERY yani hasta gece konaklamadan aynı gün ameliyat ve taburcu olabilmektedir.</p>
<p>Anestezi şekli yapılacak işlem ve hastanın genel durumu dikkate alınarak lokal, spinal(belben uyuşturma) veya genel anestezi şeklinde olabilmektedir.</p>
<p>1 cm den küçük birkaç kesi ile özel olarak tasarlanmış cihazlar kullanılarak uygulanır.</p>
<p>bazı hastalıklarda artroskopi klasik cerrahi metotlarla birlikte kullanılır.</p>
<ul>
<li>OMUZ ROTATOR CUFF YIRTIĞI</li>
<li>MENİSKÜS YIRTIKLARI</li>
<li>KIKIRDAK LEZYONLARI</li>
<li>DİZ ÇAPRAZ BAĞ TAMİRLERİ</li>
<li>SYNOVİA REZEKSİYONU</li>
<li>KARPAL TÜNEL AMELİTATLARI</li>
<li>LİGAMAN YIRTIKLARININ TAMİRİ</li>
<li>EKLEM İÇİNDE LOOSE BODY ÇIKARILMASI</li>
</ul>
<h3>AVANTAJLARI NELERDİR?</h3>
<p>Hastane kalış süresi kısadır. Birçok hasta ameliyattan birkaç saat sonra eve gidebilir.</p>
<p>Ameliyat sonrası hızlı iyileşme görüldüğünden özellikle profesyonel sporcuların kısa sürede aktif spora dönmesini sağlar.</p>
<p>Komplikasyonlar nelerdir</p>
<p>Artroskopi sonrasında aşırı şişlik, kanama, enfeksiyon gibi sorunlar olabilir. Bu sorunlar genel olarak % 1 in altındadır.</p>
<h3>İYİLEŞME SÜRESİ NEKADARDIR?</h3>
<p>Ameliyat yaraları birkaç gün içinde iyileşir. Artroskopi sonrası egzersizler eklem fonksiyonları ve iyileşme açısından gereklidir.Unutulmamalıdır ki her hasta farklı bir tanıyla ameliyat olmaktadır. iyileşme süresi yapılan ameliyata, hastanın kondüsyonuna, günlük yaşama veya profesyonel spora dönmesine bağlı olarak değişiklik göstermektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?feed=rss2&#038;p=415</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kitaplar</title>
		<link>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=388</link>
		<comments>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?p=388#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 18:20:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor Ortopedisinde Güncel Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Spor Ortopedisine Akademik Bakış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahan.dr.tr/?p=388</guid>
		<description><![CDATA[Ön Çapraz Bağ Rekonstrüksiyonunda Dörtlü Hamstring Kullanımı Ön Çapraz Bağ Ed. Reha Tandoğan Başkent Üniversitesi Yayınları, Ankara, 2000 Karahan, M. : Sporcularda Görülen Diz Çevresi Yumuşak Doku Sorunları. Diz Cerrahisi Ed. Reha Tandoğan, Mümtaz Alparslan Başkent Üniversitesi Yayınları, 1998.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-397 alignleft" title="KPK_0000000000" src="http://sporortopedisi.com/anasayfa/wp-content/uploads/2009/12/KPK_0000000000.jpg" alt="" width="160" height="229" />Ön Çapraz Bağ Rekonstrüksiyonunda Dörtlü Hamstring Kullanımı Ön Çapraz Bağ Ed. Reha Tandoğan Başkent Üniversitesi Yayınları, Ankara, 2000</p>
<p class="first-child ">Karahan, M. : Sporcularda Görülen Diz Çevresi Yumuşak Doku Sorunları.  Diz Cerrahisi Ed. Reha Tandoğan, Mümtaz Alparslan Başkent Üniversitesi  Yayınları, 1998.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporortopedisi.com/anasayfa/?feed=rss2&#038;p=388</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

